Kalıcı Değişimin Sırrı

 

Sağlıklı yaşam uzmanı, antrenör ve yazar Ayşegül Demirsoy, yıllara yayılan mesleki birikimini milli sporculuk geçmişiyle harmanlayarak sağlıklı yaşam alanındaki çalışmalarını sürdürüyor. Egzersizi yalnızca fiziksel performansın değil, yaşam kalitesini artıran bütüncül bir yaklaşımın parçası olarak değerlendiren Demirsoy, Health Online’a verdiği röportajda kariyer yolculuğunu, sağlıklı yaşama ilişkin güncel yaklaşımları ve toplumda doğru bilinen yanlışları anlattı.

 

Milli sporculuktan sağlıklı yaşam uzmanlığına uzanan kariyer yolculuğunuz nasıl başladı?

 

Aslında uzun yıllar milli takımda yarıştım ve yarıştığım süre boyunca Türkiye şampiyonu oldum. Hayatım her zaman sağlıklı yaşam üzerine kuruluydu. Spor Akademisi’nden mezun olduktan sonra bu alanda daha da uzmanlaşmak istedim. İnsanlara yardım etmeyi de sevdiğim için kariyerimi tamamen bu yönde şekillendirdim. Sonrasında bu alandaki eğitimlerime devam ettim, hâlâ da kendimi geliştirmeyi sürdürüyorum.

 

Bugün birçok kişi kilo vermeye odaklanıyor. Sizce sağlıklı yaşam sadece ideal kiloya ulaşmaktan mı ibaret, yoksa daha geniş bir bakış açısı mı gerektiriyor? Sosyal medyada dolaşan egzersiz ve beslenme önerilerinin hangileri sizce en büyük yanılgıları oluşturuyor? İnsanlar nelere dikkat etmeli?

 

Birçok kişi kilo vermeye odaklanıyor. Oysa önemli olan, her şeyden önce sağlıklı kilo vermek ve bunu sürdürülebilir bir yaşam biçimine dönüştürebilmek. Elbette insanların hedefe odaklanmasını anlıyorum. Ancak asıl odaklanılması gereken şey yolculuğun kendisi, yani yaşam tarzıdır.

Eğer sadece kilo vermek için beslenme alışkanlıklarınızı ya da egzersiz düzeninizi kısa süreliğine değiştirirseniz, hedefinize ulaştıktan sonra eski yaşamınıza geri dönersiniz. Eski yaşam tarzına dönen kişi, eski bedenine de geri döner; yani verdiği kiloları yeniden alır. Çevrenizde bunu yaşayan pek çok insan olduğuna eminim. Bu yüzden asıl değiştirilmesi gereken şey yaşam tarzıdır. İnsan, “Bedenimi ve ruh sağlığımı daha iyi bir noktaya nasıl taşıyabilirim?” diye düşünmelidir.

Sosyal medyada bu konuda çok fazla yanlış bilgi dolaşıyor. Özellikle “Bu hareketi 100 kez yaparsan şu bölgen erir” gibi iddiaların hiçbir bilimsel dayanağı yok. İnsanlar kolay çözümlere inanmak istiyor, ancak ne yazık ki gerçek böyle değil. Sadece spor salonuna gitmek kimseyi spor eğitmeni yapmaz. Bu nedenle eğitim almamış kişilerin önerdiği egzersizleri uygularken sakatlanma riskini de göz önünde bulundurmak gerekir. Takip ettiğiniz ve egzersizlerini uyguladığınız kişilerin eğitimini ve uzmanlığını mutlaka araştırın. Aynı şekilde, doktor ya da beslenme uzmanı olmayan kişilerin önerdiği beslenme tariflerini veya karışımları da doğru bulmuyorum.

 

Yoğun iş temposuna sahip ve spora vakit ayıramadığını söyleyen kişilere sürdürülebilir bir egzersiz rutini için en önemli tavsiyeleriniz neler olur?

 

Çok yoğun çalışan iş insanları ve kadınlarla çalışıyorum. Sabah çok erken saatlerde kalkıp antrenmanlarını yapıyor, ardından işlerine gidiyorlar. İnsanın yaptığı en değerli yatırım, kendisine yaptığı yatırımdır.

“Zamanım yok” cümlesini ise kabul edilebilir bulmuyorum. Bana bunu söyleyenlere, “Haftada sadece üç-dört saati kendinize ayıramayacaksanız, neden yaşıyorsunuz?” diye soruyorum. Zamanınız çok kısıtlıysa yapabileceğiniz en iyi şey mümkün olduğunca yürümek, HIIT dediğimiz kısa ama yüksek yoğunluklu antrenmanları uygulamak ve sadece 30 dakikada bile tüm vücudu etkili şekilde çalıştırabileceğinizi bilmektir.

 

Sağlıklı yaşam yolculuğuna yeni başlayacak okurlarımıza, uzun yıllara dayanan tecrübenizle vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

 

Yeni başlıyorsanız lütfen hedeflerinizi çok yüksek tutmayın. Ulaşılabilir hedeflerle başlayın. Örneğin, “Her gün spor yapacağım” demeyin. Ben bile her gün spor yapmıyorum. Her gün yürüyüş yapabilirsiniz ancak yoğun ağırlık antrenmanları her gün yapılacak çalışmalar değildir.

İkinci olarak, mutlaka hafif başlayın ve doğru antrenörlerle çalışın. Çok ağır başladığınızda kas ağrılarınız fazla olur ve antrenmanlara ara vermek zorunda kalabilirsiniz. Bunun yerine hafif ağırlıklarla yavaş yavaş başlayın, güçlendikçe seviyenizi artırın. Böylece hem kaslarınızı hem de kemiklerinizi güvenli şekilde geliştirebilirsiniz.

Üçüncü olarak ise kısa sürede sonuç beklemek yerine bunu bir yaşam biçimi hâline getirin. Ben öğrencilerime “Diyetteyim” dedirtmem; “Artık böyle besleniyorum” demelerini isterim. Sağlıklı yaşamı hayatınızın bir parçası hâline getirdiğinizde hem bedeninizi hem de ruh hâlinizi kalıcı olarak değiştirebilirsiniz. Bu yüzden lütfen pes etmeden yolunuza devam edin.