Güzelliğin Ötesinde Doğallık ve İyi Yaş Alma

Cilt, yalnızca dış görünüşümüzün değil; genetik mirasımızın, yaşam biçimimizin, çevresel koşulların ve kimi zaman ruhsal dünyamızın da izlerini taşıyor. Bu nedenle dermatoloji, yalnızca cildi tedavi eden değil, insanı bütün olarak değerlendirmeyi gerektiren bir alan.

Uzm. Dr. Özlem Gürbüz Nazlı hekimlik yaklaşımını bu bütüncül bakış üzerine kuruyor. Klinik ve kozmetik dermatolojiyi psikoloji, sosyoloji ve insan davranışlarına duyduğu ilgiyle birlikte ele alan Nazlı; estetik uygulamalarda değişimden çok doğallığın korunmasını, genç görünme arzusundan çok, sağlıklı ve iyi yaş alma yaklaşımını benimsiyor.

Sosyal medyanın giderek birbirine benzettiği güzellik algısı, estetikte doğallığın önemi, psikolojinin hekimlikteki yeri ve iyi yaş alma yaklaşımı… Uzm. Dr. Özlem Gürbüz Nazlı ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızda, dermatolojinin yalnızca ciltle sınırlı olmayan yönlerini ve güzelliğe dair değişen bakış açısını konuştuk.

Dermatoloji alanındaki yolculuğunuz nasıl başladı? Bu alanı seçmenizde neler etkili oldu?

Tıp eğitimimi Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, dermatoloji uzmanlık eğitimimi ise Dokuz Eylül Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı’nda tamamladım. Dermatolojiyi seçmemde alanın yalnızca deriyle sınırlı olmaması etkiliydi. Deri; genetikten bağışıklık sistemine, çevresel faktörlerden psikolojik süreçlere kadar pek çok şeyden etkileniyor. Bu nedenle insanı bir bütün olarak değerlendirmeye imkân veren bir alan olduğunu düşünüyorum. Bugün klinik dermatolojinin yanı sıra kozmetik dermatoloji ve sağlıklı yaş alma alanlarıyla özellikle ilgileniyorum.

Akademik çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz? Bu çalışmalar mesleki yaklaşımınızı nasıl şekillendirdi?

Uzmanlık tezimi kutanöz melanom hastalarında sosyodemografik ve klinik faktörlerin güneşten korunma davranışları ve hastalık algısı üzerindeki etkisi üzerine yaptım. Çalışmamı daha sonra bilimsel makale haline getirdik ve şu anda yayın değerlendirme sürecinde.

Aslında tez konum da hekimliğe bakışımla örtüşüyor. Aynı hastalığa sahip iki insanın hastalığı algılama ve bunun sonucunda davranış geliştirme biçimi birbirinden çok farklı olabiliyor. İyi hekimliğin yalnızca tanı ve tedaviden değil, karşımızdaki insanı anlayabilmekten de geçtiğini düşünüyorum.

Psikolojiye özel bir ilginiz olduğunu biliyoruz. Bu ilgi hekimlik pratiğinize nasıl yansıyor?

-Kesinlikle. Psikoloji, sosyoloji ve felsefe uzun zamandır ilgimi çeken alanlar. Hepsinin ortak noktasında sanırım insanı ve insan davranışlarını anlama merakı var.

Özellikle kozmetik dermatolojide bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hastanın ne istediğini anlamak kadar neden istediğini anlamak da gerekiyor. Bazen yapılabilecek en doğru şey bir işlem önermekken, bazen de o işleme aslında ihtiyacı olmadığını söyleyebilmek iyi hekimliğin bir parçası.

Peki, tüm bunların ışığında güzellik sizin için ne ifade ediyor?

-Güzelliği yalnızca genç görünmek ya da kusursuz bir cilde sahip olmak üzerinden tanımlamıyorum. İyi yaşanmış ve insanın kendisini gerçekleştirebildiği bir hayatın getirdiği ayrı bir güzellik olduğuna inanıyorum.

Kendini tanımış, merakını kaybetmemiş, üreten ve kendi hayatını kurabilmiş bir insanın yüzünde bunun bir karşılığı oluyor. Bu nedenle estetik uygulamaların insanı başka birine dönüştürmesini değil, kişinin kendisi olarak iyi yaş almasına eşlik etmesini daha değerli buluyorum.

Sosyal medyanın oluşturduğu güzellik standartları hakkında ne düşünüyorsunuz?

-Sosyal medya güzellik algımızı giderek birbirine benzetiyor. Aynı yüz oranları, aynı dudaklar, aynı ifadeler… Oysa insan yüzünü güzel ve ilginç yapan şeylerden biri de kendine özgü özellikleri.

Kozmetik dermatolojide amacım bu özellikleri silmek değil. Doğallığı koruyan, kişinin yüzüyle uyumlu ve gerektiği kadar yapılan müdahaleleri tercih ediyorum. İyi bir estetik sonucun kendisini değil, kişiyi görmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Sizin için “iyi yaş almak” ne ifade ediyor?

-İyi yaş almakla genç görünmeye çalışmayı birbirinden ayırıyorum. Benim için iyi yaş almak; bedensel ve zihinsel sağlığına yatırım yapmak, hareket etmek, iyi beslenmek, ilişkilerini korumak, merak etmeye, öğrenmeye ve üretmeye devam etmek demek.

Dermatolojik bakım ve estetik uygulamalar bunun bir parçası olabilir ama tamamı değil. Yaşı tamamen silmeye çalışmak yerine, insanın yaş aldığı halini de sevmesini sağlayabilmek bana çok daha kıymetli geliyor.

Dermatolojinin ötesinde, düşünce dünyanızı ve hekimlik yaklaşımınızı besleyen alanları öğrenebilir miyiz?

-Psikoloji, sosyoloji ve felsefenin yanında spor hayatımın önemli bir parçası. Okumayı, farklı düşüncelerle karşılaşmayı ve kendi fikirlerimi sorgulamayı seviyorum. Bedensel ve zihinsel iyilik halinin birbirinden bağımsız olmadığını düşünüyorum.

Mesleğin dışında başka alanlarla ilgilenmenin hekimliğimi de beslediğine inanıyorum. Çünkü sonuçta hastalıkları tedavi ediyoruz ama karşımızda yalnızca bir hastalık değil, bir insan var.